F.E.A.R inceleme (pc nostalji) ~ karekareoyun

English (US) Deutsch Français Русский 中文(简体) Português Italiano 日本語 한국어 Español
Twitter Bird Gadget

8 Ekim 2016 Cumartesi

F.E.A.R inceleme (pc nostalji)

İlk hangi fps korku oyununu oynamıştım hatırlamıyorum ama fps denilince ilk aklıma gelen oyunlardan biri quake 2’dir. Mükemmel müzikleri ve amansız yaratık düşmanlarla karşılaştığımız bu oyunda aslında korku, gerilim ve hayatta kalma unsurlarıyla bezenmiş bir oyundu. Daha sonralardan birçok fps korku oyunu çıkdıysa da pek ses getirememişti. Ta ki F.E.A.R çıkana dek. Çoğu kişi için harika bir fps korku oyunuyken çoğu kişi içinse sıradan aksiyonu bol bir fps oyunu tartışmaları ve yorumları olmuştu. Bizde bugün F.E.A.R’ın nasıl bir oyun olduğunu artılarını eksilerini detaylarıyla birlikte konuşacağız.

Oyunun hikâyesi bana biraz karışık ve saçma gibi geldi zira yine çoğu korku oyununda olduğu gibi yapılan deney, araştırma filan gibi şeylerin üstüne kurulmuş bir senaryo var karşımızda. Bir bilim adamı küçük bir kızın üzerinde yaptığı deneylerle onu şeytani güçleri olan ve paranormal aktivitelerle insanlara hayal gösterebilen ve onları acımasız şekilde öldürebilen bir şeye çevirir. Bunun yanı sıra bir de bizim yönettiğimiz karakterin de bu deneylerin bir parçası olduğunu öğreniyoruz, ayrıca oyunun başında gördüğümüz paxton fettel adındaki adamında bizim gibi bu deneylerin içinde yer aldığını öğreniyoruz. Fakat bizim karakterimiz ve paxton fettel küçük kıza nazaran daha başarısız sonuçlar elde edilmiş denekleriz.

Bir de oyunda tam kim olduğunu anlamadığım bir kadında var büyük bir ihtimalle küçük kızın annesi olduğunu düşünüyorum. Küçük kızın babası ise manyak bilim adamı. Yani adam kendi kızı üstünde bazı sıra dışı paranormal deneyler uygulamış. Bizde bu olayı araştırmak için F.E.A.R denen ekibe katılıyoruz. Hem bu araştırma yerindeki geçmişimize dair bir şeyler öğrenebilmek için hem de bu tuhaf olayların ardındaki sır perdesini aydınlığa kavuşturmak için. Oyuna başladıktan sonra ilk olarak elimizde bir tek tabancamız olsa da ileriki turlarda bu sayı artacak. Pompalı, otomatik silah, ağır makineli gibi daha birçok silahı kullanma şansına sahip olacağız. Karakterimizin ve oyunun belki de en göze çarpıcı ve oyuncuların en çok hoşuna gidecek olan yeteneği ise yavaşlatma, bu sayede slow motion yaparak düşmanlarınızı çok kolay bir şekilde alt edebiliyorsunuz.

Düşman askeri biraz tuhaf oldu ama işin aslı o. Aslında bana Resident Evil Operation Raccoon City’deki yöenttiğimiz garip kim oldukları belli olmayan özel tim elemanlarını hatırlattılar. Bu özel tim elemanlarını bizde de bulunan telsiz sayesinde kaç kişi olduklarına veya nasıl hareket ettiklerine dair bilgi edinebiliyoruz. Ayrıca kullandığımız silahların yanı sıra el bombası personel mayını, koruyucu turret ve uzaktan kumandalı patlatılabilen bomba gibi işimize yarayacak silahlar da kullanabiliyoruz. Sağlık konusunda konuşmak gerekirse sağdan soldan bulduğumuz sağlık paketleri sayesinde hayatta kalabilirsiniz. Maksimum on tane alabiliyorsunuz. Ama gizli yerlerde olan sağlık geliştiriciyi bulursanız hak limitiniz daha da artıyor. Ayrıca aynı şey yavaşlatma gücü limitiniz içinde geçerli.

Oyunda belli aralarla da olsa checkpoint save yapsa da size tavsiyem her bir zor çatışmayı geçtiğinizde save yapmanız yönünde. Ayrıca devamlı karşınıza özel tim elemanları gelmiyor. Bir anda ortam kararıp tuhaf hayaller görüp üzerinize bazen tam görünmeyen bazen ise abuk sabuk yaratıklarda size saldırabiliyor. Karanlık mekânlarda ise fenerinizi kullanabilirsiniz fakat lambanızın her nedense belli bir süre kullanabiliyorsunuz akabinde ise karanlığa gömülüyorsunuz. Ama bir zaman sonra kendi kendine tekrar şarj oluyor. Bu oyunda kaşınızdakileri sakın hafife almayın zira çok iyi savaşıyorlar ve hepsi kekin nişancı mübarekler. Attığını vuruyorlar bunda az da olsa kurtulabilmek için sağdan soldan bulduğunuz armor sayesinde atlatabilirsiniz. Bir de yavaş çekim ile tabi ki.

Oyunda genelde yalnız geziyoruz ama ekipten olan diğer elemanlarla az da olsa bazı bölümlerde yan yana geldiğimiz oluyor. Oyunda en saçma olan şey ise hadi özel tim elemanlarını anladım tuhaf hayalleri, paranormal saçmalıkları anladım da bir de karşımıza çıkan robocop filmindeki gibi dev robotlara bir anlam veremedim. Oyuna tam adapte olmuşken korkuyorum galiba acaba şu karanlık koridorun sonundaki kapıdan karşıma ne çıkacak? Diye sorarken birden duvarı kırıp koca bir robotun size saldırması oyundaki dengeleri alt üst ediyor. Onun için oyunda tam bir denge tutturulamamış. Ben F.E.A.R oynamadan önce beni harika bir fps, korku oyunu bekliyor sanırım diye düşünüyordum fakat oyunu oynadıktan sonra ne yazık ki görüşüm değişti. Oyun çoğunluğu aksiyon dolu az da olsa korku ve gerilim içeriyor. Bana zaman zaman rainbow six’i ve ona benzer oyunları hatırlatırken, bazı bazı ise silen hill oynuyorum hissine kapıldığım bile oldu. İşin ilginç tarafı ise halka filmini de bayağı bir bölümde görür gibi oldum.

Oyunda 2 ek pakette var onları da oynamanızı tavsiye ederim. Video inceleme olarak ayrı ayrı inceledim lakin makale olarak aynısını yapmayacağım. Buraya birazcık bir şeyler karalayıp yazının alt kısmına video incelemeleri iliştireceğim. İlk genişleme paketi olan Extraction Point ana oyunun tam da bittiği yerden devam ediyor bu tuhaflıklar silsilesi bu ek pakette de olduğu gibi işlemeye devam ediyor. Burada faz bir değişiklik yok diyebilirim fakat hikâye bakımından büyük sürprizlerle karşı karşıya kalıyoruz. Bunun yanı sıra bir iki silah yeni var ama ek paket olsa bile epey uzun ve oyunun atmosferine yakışır bir deneyim sunuyor bizlere.

Diğer ek paket ise sanki F.E.AR değil de başka bir oyunmuş havasında başlayan yeni elemanlarla karşılaştığımız Perseus Mandate. Aslında bana sorarsanız bu ek paketi oynamasanız da olur bence. Bu ek paketi neden yapmışlar bir şey anlamadım. Hiç gerek yokmuş gerçekten yine ufak tefek bazı yenilikler ve bazı yeni silahlarla işi kotarmaya çalışmışlar ama hadi Extraction Point’i anladım da bu Perseus Mandate’yi hiç mi hiç anlamadım doğrusu. Ben sizlere Perseus Mandate’yi tavsiye etmiyorum lakin ben ek paket filan hepsini oynarım diyorsanız siz bilirsiniz. Yazımda ek paketlere dair fazla detaylı şeyler yazmıyorum ama video incelemelerde daha geniş ve ayrıntılı bilgiler bulabilirsiniz.

Grafik bakımından yılına göre oldukça başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ama senaryo çorba gibi olmuş ne yazık ki. Daha derli toplu ve karman çorman olmayan daha net bir hikâye olabilirdi ve bu hikâye ya korku odaklı ya da tamamıyla fps aksiyon türünde olmalıydı bence. Sanki bana fps aksiyon oyunu yapacaklardı veya fps korku oyunu yapacaklardı da bir anda içine şöyle bir şey yapalım da oyun daha değişik bir havada olur, diye son dakika da bir karar değişikliği yapmışlar gibi geliyor. Müzikler ve sesler oldukça başarılı. Çevre, karakter ve silah modellemeleri gayet iyi. Fakat hasar modellemeleri ilk bakışta iyi gibi dursa da olmamış. Zira bir yeri kırıp döktükten sonra veya duvarda açtığınız mermi izlerinin bir zaman sonra kaybolduğunu ve eski haline döndüğünü görebiliyorsunuz.

Yapay zekâ ise fena değil orta derece diyebiliriz. Bazen size doğru geliyorken bazen ise siper alıp oldukları yerden çıkmıyorlar. Oynanabilirlik ise ilk başta zor gelse de slow motion yani yavaşlatma kullandığınız sürece ve bol bol save yaptığınız müddetçe çok zorlanmadan ilerleyebileceğiniz bir yapıda arkadaşlar. Kısacası şimdiye kadar oynamadıysanız ve iyi bir fps, aksiyon ( F.E.A.R’I korku oyunu olarak oynamak istiyorsanız sakın oynamayın zira korku çok alt seviyelerde. Onun yerine başka oyun seçin.) yapımı oynamak istiyorsanız ek paketleriyle birlikte sizlere tavsiye ediyorum. Bu oyun için fps’ye tam anlamıyla doyacağınızın garantisini veririm oyun sever dostlar. Hepinize iyi oyunlar.


F.E.A.R F.E.A.R

F.E.A.R F.E.A.R

F.E.A.R F.E.A.R

F.E.A.R F.E.A.R

F.E.A.R F.E.A.R








0 yorum:

Yorum Gönderme

Yeni yayınları kaçırma!